(güncellendi )
Pir Sultan Abdal’ı Kim Astırdı? Hızır Paşa ve Sivas’taki İdamın Hikayesi
Pir Sultan Abdal’ı Sivas Beylerbeyi Deli Hızır Paşa astırdı.
16. yüzyıl ortasında, büyük olasılıkla 1560 yılı civarında, Sivas’taki Darağacı meydanında idam edildi.
Hızır Paşa bir zamanlar Pir Sultan’ın müridiydi.
İstanbul’da paşa rütbesini aldıktan sonra Sivas valisi olarak döndü ve bir zamanlar kendisine pirlik etmiş olan adamı darağacına gönderdi.
Bu sıradan bir idam hikayesi değildi.
Bir geleneğin, bir inancın ve bir adamın iki ucunu birbirine bağlayan bir hikayedir. Pir, çırağının eliyle astırılmıştı. Ve gitmeden önce, üç şiir söyleme şansı verildiğinde, o üç şiirin üçünde de “Şah” kelimesini geçirdi.
Pir Sultan Abdal nasıl öldü?
Pir Sultan Abdal, 16. yüzyılda Sivas’ta Hızır Paşa’nın valiliği döneminde asılarak idam edildi.
Rivayete göre Sivas’ın Surdibi semtinde, bugün “Darağacı” adıyla anılan meydanda idam sehpasına çıktı; önüne üç şiir söyleme fırsatı sunulduğu, üçünde de “Şah” kelimesini geçirdiği ve bu kararlılıkla idam emrini kesinleştirdiği anlatılır. Bu ayrıntılar belgelenmiş tarih değil, sözlü geleneğin koruduğu menkıbedir; kimileri için inançtan vazgeçmeyişin simgesi olarak yaşar.
Hızır Paşa kimdir?
Hızır Paşa, yaygın anlatıma göre Pir Sultan Abdal’ı Sivas’ta astıran Sivas valisidir. Kim olduğu tarihçe kesinleşmiş değildir; adı, Pir Sultan menkıbesinde zalim valinin simgesi olarak yaşar.
Deli Hızır Paşa: en güçlü aday, ama kesin değil
Pir Sultan’ı astıranın “Deli Hızır Paşa” olduğu, kimi araştırmacıların öne sürdüğü görüştür. Belgelerde izlenen bu paşa, Van, Kars ve Erzurum beylerbeyiliklerinin ardından 1588’de, sonra yeniden 1590’da Sivas valiliği yapmış; daha sonra Tuna ve Budin muhafızlığında bulunmuş, 1607’de ölmüştür. “Deli” sıfatı sert ve gözü pek bir kişiliğe işaret eder; İran seferine katılmış olması, Safevî yanlısı çevrelere mesafesini açıklar.
Ne var ki kaynaklar bu eşleşmede birleşmez. Sivas’ta görev yapmış bilinen Hızır Paşaların tarihleriyle Pir Sultan’ın muhtemel ölüm tarihi çoğu zaman örtüşmez; bu yüzden idamın tarihi de 16. yüzyılın farklı dönemlerine konur. Tarih araştırmacısı Ali Haydar Avcı, Osmanlı arşivinde ozanın çağına denk düşen başka bir Hızır Paşa tespit etmiştir: 23 Mayıs 1560 tarihli bir hüküm ve 1 Ağustos 1560 tarihli bir emirname, ”Rum Beylerbeyi Hızır Paşa” adına yazılmıştı. Yani ismi biliyoruz; kimliği üzerinde uzlaşma henüz yok.
Efsanede Hızır: önce mürit, sonra cellat
Pertev Naili Boratav’ın derlediği rivayete göre Hızır, Hafik’in Sofular köyünden Banaz’a gelir; Pir Sultan’a önce hizmetçi, sonra mürit olur. Usta-çırak ilişkisi, aşıklık geleneğinin temelidir; Hızır yıllarca Pir Sultan’ın yanında yetişti.
Bir gün talihinin peşinde İstanbul’a gitmeye karar verdi. Pir Sultan’a şöyle dedi: ”Pirim bana himmet ver de bir makama geçeyim, büyük adam olayım.” Pir Sultan’ın yanıtı menkıbenin kalbidir: ”Ulan Hızır, ben dua ederim, sen büyük adam olursun, paşa, vezir olursun, gelir beni asarsın.”
Hızır İstanbul’a gider, paşa olur. Bağdat’ta, Şam’da, Köstendil’de görevler alır. Sivas’a vali olarak döner ve bir zamanlar piri olan adamı astırır. Kara kadılar, eğilen köprü ve darağacı çevresindeki başka anlatılar da bu çekirdeğe sonradan eklenmiştir.
Pir Sultan Abdal Asıl Adı, Nereli ve Hangi Yüzyılda Yaşadı?
Pir Sultan Abdal’ın asıl adı Haydar’dı.
Bu bilgi kendi dizelerinden gelir: “O ruh girdi bana Haydar dost dedi / Yaradandan nasibini istedi.”
Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Banaz köyünde doğdu.
Ailesinin kökenini kendi şiirinde belirtir: “Benim aslım Horasan’dan Hoy’dandır.” Hoy, bugünkü İran’ın Batı Azerbaycan eyaletinde bir kasabadır. Aile büyük olasılıkla Horasan’dan Hoy’a, oradan da Anadolu’ya, Sivas’a göçmüştü.
16. yüzyılda yaşadı.
Kesin doğum ve ölüm tarihi bilinmemekle birlikte, Kanuni Sultan Süleyman ve Safevi hükümdarı Şah Tahmasb’ın aynı dönemde tahta olduğu yıllarda yetişkin yaşlardadır.
Ölüm tarihi için iki ana hipotez bulunur: 1547-1551 ya da 1587-1590 yılları arası. Avcı’nın arşiv bulguları ise 1560 civarına işaret eder, ki bu Beylerbeyi Hızır Paşa belgelerinin tarihiyle örtüşür.
Önemli bir not: araştırmacılar “Pir Sultan” mahlasını kullanan altı (bazı kaynaklara göre sekiz veya on) farklı aşık olduğunu söyler.
Bu yazıda anlattıklarım, Hızır Paşa tarafından astırılan ve halk hafızasında en güçlü yeri tutan kişi, Banazlı Aşık Pir Sultan’dır.
İdam Neden ve Nasıl Gerçekleşti?
Pir Sultan, Safevi hükümdarına açık sempati beslediği, şiirlerinde Osmanlı’ya meydan okuduğu ve Kızılbaş ayaklanmalarına katıldığı gerekçesiyle idam edildi.
Pir Sultan, sıradan bir ozan değildi.
Şah Tahmasb’a, yani Safevi hükümdarına açıkça sempati besliyordu. Bunu da şiirinde gizlemiyordu:
“Çeke sancağı götüre / Şah İstanbul’a otura / Firenk’ten yessir getire / Horasan’da sala bir gün”
Bu, Anadolu’da Osmanlı’ya açık bir meydan okumaydı.
Şah Tahmasb’ın İstanbul’a hâkim olmasını dilemek, sadece dini bir tercih değil siyasi bir hıyanetti.
Pir Sultan ayrıca Sivas çevresinde 16. yüzyıl ortasında ortaya çıkan Kızılbaş ayaklanmalarına katılmış olabilir. Tarih araştırmacısı Avcı’ya göre Pir Sultan bu isyanlara sadece destek vermekle kalmamış, bizzat katılmıştır.
Hızır Paşa, Sivas valisi olarak ilk işlerinden biri olarak Pir Sultan’ı makamına davet eder ve ona ikramlarda bulunur.
Pir Sultan ikramları reddeder; bunların haramla elde edildiğini söyler. Üstüne, “köpeklerim bile bu yemekleri yemez” der ve sözünü ispatlar. Hızır Paşa bu jesti hakaret sayar. Pir Sultan’ı Sivas’taki Toprakkale zindanına gönderir.
Pir Sultan Abdal hangi padişah döneminde asıldı?
İdamın kesin tarihi belgelenmemiştir; kaynaklar 16. yüzyılın ikinci yarısını işaret eder ve dönemi farklı padişahlara bağlar.
”Hızır Paşa Bizi Berdâr Etmeden”: Üç Şiir Testi ve Son Sözler
Halk anlatımına göre Hızır Paşa, zindandaki şeyhine bir teklif gönderir: “İçinde ‘Şah’ kelimesi geçmeyen üç şiir söylersen, affedileceksin.” Bu, sıradan bir afla değil, Pir Sultan’ın siyasi kimliğini reddetmesini isteyen bir testti.
Pir Sultan üç şiir söyler. Ve üçünün de her dörtlüğünde “Şah” kelimesi geçer.
Birinci şiirden:
Hızır Paşa bizi berdâr etmeden
Açılın kapılar Şah’a gidelim
İkinci şiirden:
Kul olayım kalem tutan eline
Kâtip ahvalimi Şah’a böyle yaz
Üçüncü şiirden:
Ala gözlü pirim sen himmet eyle
Ben de bu yayladan Şah’a giderim
Hızır Paşa üç şiiri dinler ve idam emrini verir.
İdam yeri Sivas’ın Surdibi semtinde, bugün Sanayi Çarşısı karşısındaki Kesimevi civarında olduğu söylenen meydandır. O yer hâlâ “Darağacı” adıyla anılır.
Halk anlatımına göre Pir Sultan asıldıktan sonra hırkası darağacında asılı kalır, kendisi ise dört farklı yönden Sivas’ı terk eder. Bir mucize değil, bir miras yaratma biçimidir bu anlatı.
Hızır Paşa nasıl öldü?
Hızır Paşa’nın sonu belgelerle değil, iki ayrı gelenekle anlatılır: ”Deli Hızır Paşa” olduğu kabul edilirse 1607’de bir Osmanlı görevlisi olarak ölmüş sayılır; Ali Haydar Avcı’nın izini sürdüğü ”Rum Beylerbeyi Hızır Paşa” ise 1560 tarihli Mühimme kayıtlarından sonra belgelerden sessizce silinir. Ne bir ölüm tarihi, ne bir mezar, ne de bir akıbet. Bir vali gelip geçer, geriye iz bırakmaz.
Piri astıran adamın adı, yüzyıllarca zulmün simgesi olarak anılmıştır. Adının “Hızır” oluşu da ayrı bir tezattır; halk inancında darda kalana yetişen Hızır’ın adını, bu kez bir piri astıran vali taşır.
Halk hafızası ise ona başka bir ceza biçti: adını lanetledi.
Hızır Paşa, yüzyıllarca ”pirini darağacına gönderen mürit” olarak anıldı. Bir insanın adını kötülüğün simgesine çevirmek, halk belleğinin en ağır infazıdır.
Yani Hızır Paşa nasıl öldü, bilmiyoruz. Ama nasıl hatırlandığını çok iyi biliyoruz.
Pir Sultan’ın Mirası ve Bin Yıllık Geleneğin Asıl Kaynağı
Pir Sultan Abdal, Yedi Ulu Ozan’ın en bilinenidir.
Hatayî, Nesimi, Virani, Kul Himmet, Yemini ve Fuzuli ile birlikte Alevi-Bektaşi inanç ve şiir geleneğinin temel taşlarını oluşturur.
Onun deyişleri, 400 yıl boyunca cem törenlerinde, kahvelerde, dergâhlarda dilden dile dolaştı.
Yüzyıllar sonra Feyzullah Çınar, Pir Sultan’ın deyişlerini sazıyla yeniden yorumlayarak bu mirası 20. yüzyıla taşıdı.
Fikret Otyam, Çınar için şöyle der: “Bantlarını dinlerken, dönen kahverengi şeritten bir ulu insan çıkar: Pir Sultan Abdal’dır bu.”
Pir Sultan’ı astıran iktidar gitti.
Hızır Paşa, sadece bir asilzade idamına imza atan bir vali olarak tarihte küçük bir not olarak kaldı. Pir Sultan’ın sazı ise hâlâ çalınıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Pir Sultan Abdal’ı kim astırdı?
Sivas Beylerbeyi Deli Hızır Paşa astırdı. Hızır Paşa, bir zamanlar Pir Sultan’ın müridiydi; sonradan Osmanlı bürokrasisinde yükselerek Sivas valisi oldu ve bir zamanlar kendisine pirlik etmiş olan adamı darağacına gönderdi.
Pir Sultan Abdal’ın asıl adı neydi?
Asıl adı Haydar’dır. Bu, kendisine ait olan “O ruh girdi bana Haydar dost dedi” mısrasından anlaşılır.
Pir Sultan Abdal nereli?
Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Banaz köyündendir. Soyu, kendi dizesine göre Horasan’dan İran’ın Hoy kasabasına, oradan da Anadolu’ya göç etmiştir.
Pir Sultan Abdal hangi yüzyılda yaşadı?
- yüzyıl. Kanuni Sultan Süleyman ve Safevi hükümdarı Şah Tahmasb döneminde yaşadı. Kesin ölüm tarihi tartışmalı olmakla birlikte, arşiv kayıtları 1560 civarında bir tarihe işaret eder.
Pir Sultan Abdal neden idam edildi?
Safevi hükümdarı Şah Tahmasb’a sempati duyması, şiirlerinde “Şah’ın İstanbul’a hâkim olmasını” dilemesi ve Sivas çevresindeki Kızılbaş ayaklanmalarına katılması nedeniyle Osmanlı düzenine ihanet suçlamasıyla idam edildi.
Pir Sultan Abdal nerede idam edildi?
Sivas’ta, bugün Sanayi Çarşısı karşısındaki Surdibi semtinde yer alan ve hâlâ “Darağacı” adıyla anılan meydanda idam edildi.
Pir Sultan kaç tane vardı?
Araştırmacılar “Pir Sultan” mahlasını kullanan altı ile on arasında aşık olduğunu söyler. Hızır Paşa tarafından astırılan ve halk hafızasında en güçlü yeri tutan kişi Banazlı Aşık Pir Sultan’dır. Bu ağırlık yüzünden başka ozanlara ait pek çok deyiş de zamanla Pir Sultan’a mal edilmiştir; Gafil Gezme Şaşkın türküsünün Kul Himmet mi Pir Sultan mı olduğu tartışması bunun bilinen bir örneğidir.
Hızır Paşa kimdir?
Sivas Hafik’in Sofular köyünden bir Osmanlı paşası. Önce Pir Sultan’ın müridi olarak yetişti, İstanbul’a giderek bürokraside yükseldi, Bağdat, Şam ve Köstendil’de görevler aldıktan sonra 1560’larda Rum (Sivas) Eyaleti Beylerbeyi olarak atandı. Bu görevdeyken eski şeyhini idam ettirdi.
Deli Hızır Paşa kimdir?
Araştırmacıların Pir Sultan’ı astıran vali için en güçlü aday olarak gösterdiği Osmanlı paşasıdır. Van, Kars ve Erzurum beylerbeyiliklerinin ardından 1588 ve 1590’da Sivas valiliği yaptı; daha sonra Tuna ve Budin muhafızlığında bulundu ve 1607’de öldü. “Deli” sıfatı sert ve gözü pek bir kişiliğe işaret eder. Ancak tarihleri Pir Sultan’ın muhtemel ölüm tarihiyle her zaman örtüşmez; bu yüzden kesin kimlik hâlâ tartışmalıdır.
Hızır Paşa nasıl öldü?
Deli Hızır Paşa olduğu kabul edilirse 1607’de hayatını kaybetti. Bunun dışında onun ölümü belgeden çok geleneğin belleğinde yaşar: piri astıran adamın adı yüzyıllarca zulmün simgesi olarak anıldı.
Hızır Paşa’ya ne oldu, nasıl öldü?
Hızır Paşa’nın nasıl öldüğü bilinmiyor. Arşiv kayıtlarında 1560 yılına ait Beylerbeyi belgelerinden sonra adı geçmez; bilinen bir ölüm tarihi ya da mezarı yoktur. Halk hafızasında ise adı lanetlenmiş, “pirini astıran mürit” olarak anılmıştır.
Bir Geleneğin Kalbinden Hikayeler
Pir Sultan’ın hikayesi, bu topraklarda sazın neden hiç susmadığını anlatır. Mahzuni Şerif’in yasaklı kasetleri, Feyzullah Çınar’ın Pir Sultan yorumları, Neşet Ertaş’ın devlet sanatçılığını reddi… hepsi 16. yüzyılda Sivas’taki o darağacından beslenen aynı geleneğin halkalarıdır.
İktidar değişir, paşalar değişir, ama saz çalmaya, söz söylemeye devam eder.
Banaz’dan Kırşehir’e, Sivas’tan Paris’e uzanan bu uzun hattı posta kutunuza taşıyorum.
Bu Yazımı Paylaşın, Emeğime Destek Verin
Pir Sultan’ın sazı dilden dile, yüreğinden yüreğe taşındığı için 400 yıldır susmadı.
Bu yazıyı sevdiklerinizle, türküye gönül vermiş arkadaşlarınızla paylaşırsanız, bin yıllık geleneğin sesi bir kişiye daha ulaşır.
Sazname tek kişilik bir bültendir; reklamla değil, sizin paylaşımınız ile yaşıyor. Bugün biraz daha geniş yankılansın.
—Hakan, SazName.com Kurucusu
Kaynakça
- Yesevi Üniversitesi, Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, “Pîr Sultan Abdal”
- Ali Haydar Avcı, Yeni Belge ve Bilgilerin Işığında Pir Sultan Abdal (Mühimme Defterleri arşiv araştırması)
- Pertev Naili Boratav & Abdülbaki Gölpınarlı, Pir Sultan Abdal (1943)
- Abdülbaki Gölpınarlı, Pir Sultan Abdal (1969)
- İbrahim Aslanoğlu, Pir Sultan Abdallar (1984)
- Köprülüzâde Mehmed Fuad, “Bir Kızılbaş Şairi: Pir Sultan Abdal”, Hayat Mecmuası, 1928